Bir muhabbet kuşuna, elinde marulla ''cici kuş'' dedirtmek için, yüzlerce tekrar yaparsın, sonunda hayvan normal ötme işlevinin dışında konuşmaya başlar. Al sana, ne dersen tekrarlayan, cici bir kuş:)). Yeni doğmuş bir bebeğe yaşadığı hane içinde ne verirsen onu alır, ne söylersen onu algılar, suya ''buuu'' dersen, 'su' o çocuk için ''buu'' dur artık, evde küfür edersen, çocuğun da senden duyup küfür ettiğinde, gülersen, bir gün, ağar bir ortamda, çocuğun ilgi çekmek için amına koyayım dediğinde, göt olup kalırsın işte öyle :)). Çocuk yetiştirmek, çılgın geçen bir gecenin ardından, dokuz ay sonra ortaya çıkan, sevimli bir benzerinin olmasından ibaret değil bu hayatta. Ultra Prima almanın dışında, daha büyük sorumlulukları vardır, aldığın o küçük adidaslar onun için bir anlam ifade etmez, bu tamamen senin etiketin içindir, gönderdiğin özel okul, iyi bir eğitim alıp, iyi yerlere gelmesi için yeterli değildir,bunları yaparak, sorumluluklarını yerine getirdiğini sanıyorsan yanılıyorsun. Sorumluluklarını yerine getirmek istiyorsan, örnek aldığı bir birey olarak,sen hata yaptığında, seni eleştirebilmeli, eline kalemi aldığında, koltukları çizer diye elinden kalemi alıp, yaratıcılığını kullanmasına izin vermeyip, kalemleri ortadan kaldırıp, kalem yerine barbie bebek veya araba koyarsan önüne, al sana, aptal sarışın yada ergen olmadan arabanı kaçıran şımarık bir veled :)), cebine çok para koyman, altına araba alman, evlendirip aile sahibi olmasını sağlaman, gözün açık ölmemen için, iyi bir neden değil ehtiyar :)). Dini, dayatmak yerine, anlatmalısın, yorum yapmasına izin vermelisin, Hz. Muhammed'i anlatmalısın, Mustafa Kemal'i doğru anlatmalısın, ilk emri ''oku'' olan, kuran-ı kerimin adını, kendini inandırmak için ettiğin yeminlerde duymamalı sadece, Allah'tan başka kimseden korkmamalı, insan olmayı sadece tüketmek sanmamalı, materyalist idealleri olmamalı, özgürlüğün nefes alıp vermekten ibaret olmadığını öğretmelisin, sorgulamasına izin vermelisin. Herhangi bir konuda fikrini almanın karşılığını, ilerde mütevazi olduğunu gördüğünde alacaksın. Paylaşmayı seven, cömert biri olduğunda bil ki, dini iyi anlatmışsın, düşmanına bile merhametli ise, şaşırma!!, bil ki, Hz.Muhammed'in felsefesini anlamıştır, ülkesinin, tam bağımsız bir ülke olmasını istiyor ise bil ki Mustafa Kemal'in izindedir.
22 Şubat 2012 Çarşamba
'FEYK'TULLAH
Uyuyan ülkemin uyuyan koyunları!! Ne, 19 Mayıs kutlamalarının kaldırılması uyandırdı bizi, ne, ''Atatürkçülük bağnazlıktır'' denmesi, ne, vatan hainlerinin cebimizden çıkan paralarla beslenmesi, ne, binlerce şehit haberi, ne, emekliliğin mezarda olması, ne, zenginin daha zengin olurken, fakirin fasfakir olması, ne, hala açlıktan ölen bebeklerin olması, ne, dinin devlet işleriyle karıştırılması, ne, FEYKtullah gülen tarafından yönetilmemiz, ne, tam bağımsız olması için milyonlarca şehit verirken, şimdilerde tam bağımlı olması ülkemin, ne, anamızı alıp gitmemiz, ne, binlerce atanmayı bekleyen öğretmen, ne, işsizlik, ne, eğitimsizlik, ne, yeni neslin dizi bağımlısı olması, ne, gelecek nesillere hayalperestliğin aşılanması, ne,ne,ne,ne binlerce ne....Fakat her şeye rağmen ''yok böyle dans'', ''yetenek sensin'', ''kuzeyim güneyim'',''öyle bir geçer zaman ki, bir bakmışsın muhteşem yüzyıldasın, zam şampiyonu bu senede ''patlıcan'' :)), uyuyun gençlik!! uyuyun!! sanal alemin, sosyal ve duyarlı gençliği, bir kibirsiz fikri olan var mı???. Son olarak diyorum ki, İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ,GÖZ YUMDUĞUMUZ,SEBEP OLDUĞUMUZ,MATERYALİST,KAPİTALİST VE SÖMÜRÜ SİSTEMİNİN, TEK TECAVÜZ SUÇLUSU,BEN OLAYIM, nasıl olsa, sistem çığlık atmadıkça, yakalansam da serbest kalırım :)))
21 Şubat 2012 Salı
FARKINDA OLMAK
Gün geçtikçe o.çocuğu bir sistemde yaşadığımızı daha iyi anlıyor ve anarşist olma yolunda koşar adımlarla ilerliyorum. Olum bilinç altımıza her geçen gün daha fazla korku yükleniyor, mecbur bırakılıyoruz sisteme bağımlı yaşamaya, paran varsa yaşamaya hakkın var, paran yoksa fuzuli bir adamsın bu sistemde, nasihatler bile bu şekilde işlenirse beyinlere, en büyük yaşam mücadelesi para üzerine olan, boş ve asalak beyinler yetişir tabi bu devride. Güzel bir hayat yaşamak istiyorsan,''sisteme bağlı yaşamalısın'', ''bankalara borçlanmak zorundasın''. Hiç dikkat ettiniz mi?? en yaratıcı ve dramatik reklamlar banka reklamlarıdır, ''bizden zarar gelmez'' :)), ''biz sizin daha iyi bir yaşam sürmeniz için varız'' :)), ''gel halay çekerek kredi vereceğiz size'' :)) çekte gör ebenin koltuk altını:)). Sonuç olarak yıllarca bağımlısın, ve asla kurtuluşun yok artık bu bataktan. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, insanlara ''konfor'' verdiler ve karşılığında ''huzuru'' aldılar. Ve bizlere bir de yanında bonus olarak ''korku'' aşıladılar, '' başına bir şeyler gelebilir'' korkusu aşıladılar beyinlerimize. Aracı olarak, medya önderliğinde terörü ve kapitalizmi kullandılar. İnsani değerlerimizi bırakmamızı istiyorlar ve gittikçe robotlaştırılıyoruz. Bir işten çıkarın yoksa, ''o işi yapma'' düşüncesi aşılanıyor insanlara. Evlerimizde, televizyon başında, suni bir hayatı yaşamak zorunda olan koyun sürüleri olmamız isteniyor. Görmeye çalışın, beyler-bayanlar, aval aval bakmak yerine, görmeye çalışın ki ''farkında'' olmanın eşsiz hazzını yaşayabilesiniz.
17 Şubat 2012 Cuma
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ
7 Şubat 2012 Salı
CAFER
Öyle bir hayat ki bu, okul bahçesinde top oynayan çocuğun ''Akşam ezanında evde ol.'' çağrılarına nefret ettiği kadar, nefret ettirir bazen kendinden. Ezanda evde olması gereken çocuğun kısıtlandığı gibi kısıtlanıyoruz bu sistemde. Çalışmak zorundayız çünkü yaşamak için buna ihtiyacımız var. Sürekli bunu empoze ettiler beynimize, çok çalışırsan daha güzel bir hayatın olur. Okumalısın çünkü, iyi bir yerlere gelmen için buna ihtiyacın var. Bir şeylere sahip olmak için, bu düzene ayak uydurmalısın ve asla kral çıplak değil adamım!! Bunu gördüğün halde söylememelisin,modern kölelik deniyor bunun adına. Hepimiz içinde bulunduğumuz sistemin modern köleleriyiz aslında. Bizimkiler dizisinde ki kapıcı Cafer'den farkımız yok. Yönetici Sabri zabtı tutar yoksa:)). Çocukluğumuzdan bu güne kadar hep korkutulduk. Çocukken ağız tadıyla yaramazlık yap sıkıyorsa... İğneci biri muhakkak vardır seni korkutmak için, ezandan sonra evde olmalısın, yoksa cinler kaçırır bak seni:)). Bunu dayatırsan bir çocuğa o ezan kabustur onun için artık ve asla 'Parlament Sinema Clup'un sunduğu haftanın filmini izleyemeyeceksin olum,ertesi gün okul var çünkü hadi okulu sevmek için bir neden göster şimdi bana:)) ilk iki dersin matematik olduğu pazartesi gününün laneti taa o günlere dayanır:)) ve nedense hiçbir matematikçi güzel olmaz:)),son iki dersin beden olmasının dışında sevilebilecek hiçbir yanı yoktur bu okul hayatının:)). Sonuca gelirsek adamım, eğer geleceğini düşündüğünde kaygı duyuyorsan, güzel bir bölümden mezun olmayı çok para kazanmak için istiyorsan, oy hakkı verildiğinde kendini bir bok sanıyorsan, para en büyük idealin ise, yaşamak için çalışmaya mecbursan, bil ki seni çok korkutmuşlar be adamım ve son olarak şunu asla unutma ''ADALETİN BULUNMADIĞI YERDE HERKES SUÇLUDUR''. Saygılar...:)))
3 Şubat 2012 Cuma
İLİZYON
Dünya üzerinde ki sistemin sahipleri profesyonel ilizyonistler ve bunlar şapkadan tavşan çıkarmıyor, bunların en büyük ilizyonu zayıf ve cahil topluluğa sahip ülkeleri içerden galyana getirip bölmek, silahla,kanla kısacası savaşla varlıklarına varlık katmak. Bu ilizyonistlerin ellerinde ki en güçlü materyaller, masum bir tavşan ve bir ilizyon klasiği olan şapka değil malesef, zamanınızın çoğunu çalan, sizin ve çocuğunuzun gelişimini bilinç altı mesajlarla etkileyebilecek mükemmel bir alet olan televizyon ve bunların hepsini içine alan medya denilen o.çocuğu bir kurum, ek olarak ta bu kuruma ait olan evlerimizde çekirdek çitleyerek izlediğimiz ünlü dediğimiz göz önünde olan, kısacası kibar bir tarifle medya maymunları. Bu maymunlar hiçte düşündüğünüz kadar sıradan insanlar değil. Maymunları sevmeyen çok az insan vardır sanırım , neden ? çünkü, insana benzerler kendimizden bir şey buluruz, mesala onlarda muzu bizim gibi soyup yer:)) olum uzaya bile ilk maymunlar çıkmadı mı??:)) bu yüzden maymunlara karşı bir sıcaklığı vardır insanoğlunun, aptal evrim teorist'leri (teröristleri) bile kullanmıştır maymunu, bir tablo koydular önümüze, ilk insan tarifi olarak, kambur kıllı bir maymun, araya iki-üç resim, arada ki fark ta, maymunun kamburu düzeliyor:)) ve son olarak ta, ilk insandan farklı olarak, biraz daha kılsız ve iki ayak üzerinde duran ahanda bizler, insanlar, al sana insan oluşumu, bu kadar kolay yani, aşmış aşmış tam bir sazan, birde bu sazan düşünceye inanan katıksız sazanlar var. Neyse konuyu fazla saptırmayayım,başında da söylediğim gibi evimizin sevimli bizden olan maymunları, çok çabuk etksinde kalacağımız, içinde cinselliğin,dramın,silahın eksik olmadığı senaryoların pilli bebekleri, bunların içine müzik sektöründe ki birçok ünlüyü de koyabilirsiniz hiç çekinmeden, müzik kliplerinin çoğunda bahsettiğim her şey fazlasıyla var zaten, bunları önümüze koyup uyuşturdular gencecik beyinleri. Hani bu aralar çok sık duyar olduk, kendi adıma konuşayım ben çok duydum, ilköğretim öğrencilerinin kürtaj yaptırdığını, normal, gelişmek üzere olan bir beyne sürekli , cinselliği,mafyayı,silahı özendirirsen ya tecavüzcü olur,ya mafya yada bunlara hayranlık duyan, hayatını onlar gibi olmaya adayan sazanlar yetişir dünyada,bu sistemin oluşmasına sebep olan ilizyonistlerin istediği de bu zaten,bizi istedikleri gibi komutlayıp, düşünmeden,sorgulamadan yaşamamızı sağlayıp önümüze ne konulursa konsun onu yiyen, baş kaldırmayan koyun sürüleri yaratmak. Onun için siz siz olun, ilk önce kendinizi tanıyın, karakterinizi belirleyin ki, bir duruşunuz olsun,işte o zaman sağlıklı düşünebilen,sorgulayabilen,hiçbir şeye körü körüne inanmayan, başı dik sağlam bireyler yetiştirebilirsiniz.saygılar:))kendineözgü kaçar:))
2 Şubat 2012 Perşembe
CİDDİ BİR İŞTİR ASLINDA YAŞAMAK
Bir başlangıç düşünün, aslında herkesin yaşadığı tertemiz bir başlangıç,sonunu kendi ellerinle hazırlayacağın fakat sonunun ne olacağının başlangıcından beri bilindiği bir başlangıç,yaşadıklarına nokta konduğunda adının kader olacağı bir başlangıç ve aslında bir son.Biz insanoğlu çok kolay unuturuz her şeyi,düşünsenize adem bile yemiş elmayı,bizim yemediğimiz ne kalır ki bu dünyada,haram yeriz,komşumuz aç,tok yatarız, yinede yeriz,hak yeriz,hukuk nedir bilmeyiz,suçluyu savunuruz yemek için,kısacası biz insanoğlu kibirli ve benciliz.Tertemiz başlangıçlar kap kara sonlara yol alır dört nala ve hep bir isyanımız,bahanemiz vardır,işimize gelmeyince akıtırız tüm zehirimizi, işimize gelen ise hep çıkarımıza olmuştur,cenneti isteriz her iki tarafta da,dualarımız hep sevdiklerimiz için olur nedense,bakabildiğimiz kadar görürüz,bakabildiğimiz en uzak nokta banyoda ki aynadır aslında,onda da kendimizi görür saçımızı tarar çıkarız,kendimizle yüzleşmeye en yakın olduğumuz yerde sadece saçımızı tararız,desene kalbin saçı yok ki,iyisiyle kötüsüyle yaşadığımız dünya düzeni, hep bir rehavet yaratır bizde,zenginin rehaveti lüks ise garibanın rehaveti de dramdır bu hayatta,bahane ve tesadüf yoktur bir inancın varsa,ve ciddi bir iştir aslında yaşamak...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)